30 Mayıs 2008

Yaz Tatili


Uzun bir süredir ailecek kurduğumuz hayal sonunda gerçekleşti. Bizim de bir bahçemiz var artık. Henüz kapıyı açıp çıkabileceğimiz kadar yakın değil; 40 dakikalık bir yol yapmamız gerekiyor ama olsun:) O bize gelmese bile, belki biz evimizi oraya taşıyabiliriz bir gün, neden olmasın?

Meyva ağaçlarımız, ufak bir deremiz ve kuş cıvıltılarımız var.
Fidelerimizi de alıp, sebze bahçemizi yapmaya gidiyoruz. Tıpkı, eski günlerde Hobby Bahçemizde yaptığımız gibi.

Bu süre içinde yemek tariflerime ara vereceğim. Acemi Aşçı, Acemi Çiftçi olma yolunda:)))

Hepinize huzurlu, sağlıklı güzel bir yaz dilerim...

20 Mayıs 2008

Bal-kaymak Gözleme



Muzur bir yemek bu! Çok tehlikeli çoook...
Sevmeyeni yok gibi. Çok kalorili ve çok lezzetli. Çabucak yapılıveriyor, bir parça, hadi iki, dur bir tane daha derkeeeennn:) Ne olduğunu anlamadan bitiriveriyor insan.
Bu yüzden fazla yapmamalı. Belki Pazar kahvaltılarında.

Hikayesine geçelim hemen. Sonra da tarife:



Eşimle ilk seyahatlerimiz. Fırsat buldukça kaçıveriyoruz, nereye olduğu önemli değil, şehirden uzaklaşalım da..
Ankara'dan henüz çıkmışız, Sivrihisar'a gelmek üzereyiz ki, bir köprüye saparak karşı yöne dönüyor Hakan. Ağaçların arasında, yol lokantası gibi bir yere giriyor.
Şaşkınım; "Sabah sabah bu salaş yerde ne işimiz var, ben ne olduğunu bilmediğim yerde yiyip içemem ki" diye düşünüyorum içimden.
"Kahvaltı" diyor Hakan, "Balkaymak gözleme seversin herhalde?"

"Adı çok ağır, kaymaktan nefret ederim, bilmediğim yerde de yemem" diyemiyorum elbette :)

Önce normal bir gözleme geliyor, yanında yoğurt ve çömlek peyniri. Çay da nefis!
Ohh, çok şükür, balı da yok kaymağı da. Üstelik muhteşem bir lezzeti var, inanılır gibi değil. Kaymakla bal, üzerine sürmek için gelecek birazdan herhalde diyorum.
Gözlememin yarısına gelmişken, üzeri bal ve kaymakla sıvanmış asıl gözlemeler geliyor!
"Ahhh hay allah, bu yediklerimle doymuştum aslında" diyorum:) Hakan sadece tadına bakmam için ısrar ediyor. Cicim ayları; kırar mıyım hiç! Tadına bakıyorum. Bir parça, sonra bir parça daha, bir tane daha.....

Dönüş yolunda soruyorum: "Balkaymakcıda dururuz değil mi?"

Yıllar geçti. Hala her geçişimizde uğrarız Bal-Kaymakçıya. Geçenlerde evde de deneyim dedim. Yöresel malzemeler haricinde, lezzete oldukça yaklaştım sayılır.

Yapacak olanlara uyarı:

Dikkat alışkanlık yapar!!


Malzemeler:
1 adet gözleme için:

  • 1 adet yufka,
  • 1 adet yumurta
  • 1 tatlı kaşığı zeytinyağı
  • 1 çimdik tuz
  • bal
  • kaymak

Yapılışı:
  • Yumurtayı çırpın, tuz ilave edin.
  • Taze yufkayı tezgaha yayıp, fırça ile her tarafına bolca yumurta sürün. Kenarlarını katlayarak bir kare oluşturun. (Yufkacıların katladıkları şekilde)
  • Her katlamanızda, boş iç kısımlara yumurta sürün.
  • Zeytinyağı ile yağladığınız tavada üzerini kapakla kapatarak, her yanı eşit pişecek şekilde-tavayı sallayarak- pişirin.
  • Pişen gözlemelere, henüz sıcakken bal sürün ve üzerine arzu ettiğiniz kadar kaymak koyarak servis yapın.

Afiyet olsun..

Notlar ve Püf noktaları:
  • Orijinali elde açılmış yufkayla yapılmıştı. Vakti, sabrı ve becerisi olanlar böyle de deneyebilirler.
  • Olmayanlara, yufkacıdan alınacak taze yufka ile yapmalarını öneririm. Marketlerde hazır satılanlarla iyi olmuyor.
  • Pişirirken üzerini mutlaka kapatın. Gözlemeler puf puf kabarıyor ve yumuşacık oluyor.
  • Balı ve kaymağı, gözlemeler soğumadan koymak çok önemli. Böyle bütünleşiyorlar:)
  • Bazılarına bal-kaymak koymadan, piştikten sonra üzerine koyacağınız tulum peyniri ya da sevdiğiniz bir peynir ve maydanozla da deneyin.

09 Mayıs 2008


Bütün anneler; yavrularının yakınında ya da uzakta olanlar, hatta bulutların üzerinden bizi seyredenler, bütün ana yürekliler,
Hepinizi sevgiyle kucaklıyorum...

Anneler Gününüz Kutlu Olsun,

İpek

29 Nisan 2008

Tahinli Patlıcan Mezesi



Artık buzluktakileri boşaltma vaktidir, yaz sebzeleri tezgahlarda taze taze yerini almaya başladı çünkü.
Bu yüzden bizim evde bir süredir fasülye üzerine çeşitlemeler furyasıdır gidiyor. Herkesin bundan çok memnun olduğunu söyleyemem elbette:)

Fakat birden fasülyelerin arasında başka birşey buluyorum: közlenmiş ve dondurulmuş patlıcan!

Bunlar akşam davetlerinde öyle işe yarıyorlar ki.. Buzluktan çıkartılan kuşbaşı etle bir anda hünkar beğendiye dönüşüp, yarım saatte hazırlanan çok pratik ve lezzetli bir yemek oluyorlar.
Ayrıca, küçük porsiyonlarda dondurulduğunda, her an hiç zahmetsiz bir patlıcan salatası hazırlayabiliyorsunuz.

Bu sefer patlıcan salatasını değişik bir şekilde denedim. Eğer humus seviyorsanız bunu da seversiniz diye düşünüyorum. Tadları çok benzedi, ama ben patlıcan lezzeti daha yoğun olan bu şekli çok daha fazla beğendim.
Bakalım siz ne düşüneceksiniz?

Tahinli Patlıcan

(Miktar veremiyorum, göz kararı ve damak lezzeti ile hazırlamıştım)

  • Közlenmiş patlıcanlar (eğer dondurulmuş ise çözdürülüp, suyu süzüldükten sonra) tahin eklenerek damak tadına uygun hale gelene kadar karıştırın.
  • Bir, iki kaşık limon suyu, az sarmısak ve tuz ilave edin. (dilerseniz bir miktar kimyon da ilave edebilirsiniz)
  • Üzerine, kırmızı biberle tatlandırılmış zeytinyağı (ya da dilerseniz kızdırılmış tereyağı) döküp, maydanozla süsleyip servis yapın.

Afiyet olsun.

Notlar:
  • Patlıcanları közledikten sonra kabuklarını iyice soyup, kağıt havlu üzerinde suyu süzülerek soğutun. Bütün halde kaplara yerleştirin ya da kilitli poşetlere koyup, mümkün olduğunca içindeki havayı boşaltarak ağzını kapatın. Derin dondurucuya koyun.
  • Çözerken, poşetten çıkartıp bir süzgeç içine yerleştirin, suyunu süzerek çözdürün.

16 Nisan 2008

Elmalı Çörek



Hani geçenlerde elmalı krep yapmıştım, hatırladınız mı? İşte o gün, bilerek ve isyeterek, elmalı içi çok çok hazırlamıştım.
Çünkü Mimi de dahil olmak üzere, ailedeki herkes tarçınlı cevizli bu tatlı elma karışımına bayılıyor, ve bu lezzet bizim evde çok prim yapıyor:)

Niyetim, bu içi kullanabileceğim güzel bir tarif daha bulup ev halkının gönlünü kazanmak.
Gözüme maya paketinin arkasındaki "Elmalı Çörek" yazısı ilişiyor...
Bu tür tariflere pek cesaret edemediğimden, "Boşver" diyorum, "En iyisi denemiş bir tarif bulmak". "Hem ben mayalı şeyleri de çok beceremem zaten!"

Böyle diyerek internet başına geçiyorum.

Bu kadar tesadüf nasıl olur? Sibel, sayfasında bir elmalı çörek tarifi veriyor.
"İşte budur!!!" diyorum okurken. Ve birden son satırlar dikkatimi çekiyor. Şöyle diyor Sibel: "Tarif, maya paketinin arkasından!"

Bu tarifi yapmak şart oldu artık. Çünkü Sibel'in sayfasından yaptığım şeylerin tümü o kadar güzellerdi ki. Onun Sakızlı, Lorlu kurabiyesini yemek blogcuları arasında bilmeyen ve beğenmeyen yoktur herhalde.
Yani; bu tarife güvenebilirim diyor ve hemen yapıyorum.

İşte oldu bile...Çok kolay ve çok lezzetliler.
Hemen tüketildiler, çok sevildiler.....

Elmalı Çörek

Malzemeler:
16 adet çörek için

  • 2,5 su bardağı un (tam buğday unu)
  • 1 paket dr.Oetker instant kuru maya
  • ½ çay bardağı toz şeker
  • 1 yumurta
  • 50 gr tereyağı (zeytinyağı)
  • 1 çay bardağı ılık süt

İç için :
  • 2 adet elma (3 adet elma)
  • ½ çay bardağı toz şeker (1/2 çay bardağı pekmez)
  • ½ çay bardağı ufalanmış ceviz içi (ilave olarak 1/2 çay bardağı kuru üzüm)
  • 1 çay kaşığı tarçın (1 tatlı kaşığı tarçın)

Üzeri için:
  • pudra şekeri

Yapılışı:

1. Elmaları soyup rendeleyin, üzüm ve şekerle (pekmezle) birlikte suyunu çekene kadar pişirin. Pişince ceviz ve tarçını ekleyin.

2. Unu maya ile karıştırın. Toz şeker, yağ, yumurta,ve sütü ilave edin, yoğurun. Yumuşak bir hamur elde etmelisiniz.

3. Hamurun üzerini nemli bir bezle örterek, 1 saat kadar mayalandırın.

4. Mayalanan hamuru 16 parçaya ayırın. Her parçanın içine elmalı içten 1 kaşık kadar koyup kapatın. Avucunuzda yuvarlayarak top şekline getirin.

5. Yağlı kağıt koyduğunuz fırın tepsisine aralıklarla dizip, 30 dk daha bekletin.

6. Önceden 175 derece ısıtılmış fırında üzeri pembeleşinceye kadar (yaklaşık 15 dk) pişirin.

7. Soğuduktan sonra üzerlerine pudra şekeri eleyin.

Afiyet olsun....




Notlar ve Püf Noktaları:


  • Orijinal tarifin yanında, parantez içinde yazdıklarım benim kullandığım ölçü ve malzemeler
  • Orijinal tarif, hamuru 8 parçaya bölerek 8 büyük boy çörek elde ediyordu. Ben hamuru 16 parçaya ayırıp, yaklaşık 5-6 cm büyüklüğünde ve içi daha dolu çörekler elde ettim.
  • Bu çörekleri, içine marmelat koyup bol sıvıyağda kızarttığınız zaman Berliner benzeri çörekler elde edebilirsiniz. (biz çocukken bunlara ponçik derdik)
  • Benim gibi, bütün yemeklerde tam buğday unu kullanmalıyım takıntınız yoksa, normal un kullanıp, benimkilerden daha da yumuşak çörekler elde edebilirsiniz:)

07 Nisan 2008

sebzeli lazanya



İngiltere'den ziyarete gelen kardeşimden dolayı, bir haftadır topluca yeme içme halindeyiz. Öncelik, onun en çok özlediği ve sevdiği şeylere verildi elbette. Bu yüzden ilk ziyaret Kalbur'aydı.

Ege bölgesi damağa iyice yerleştirildikten sonra, yanındaki İngiliz arkadaşına Türk mutfağını tanıtma çalışmaları, çeşitli ocakbaşı ve kebap restoranları ile, babaannemin zengin Kayseri mutfağında yapıldı.
Annem bütün Türkiye mutfağını derleyecek çalışmalar hazırlamıştı elbette:)

Ben bu yeme içme furyasına, kardeşimin yanında bavul dolusu taşıdığı sushi malzemeleri ile verdiğim sushi partisi ile katkıda bulundum.

Haftasonu, ailenin İstanbul ayağının da bize katılmasıyla sayımız iyice artarak yeme içme furyasına devam ettik:)
Cumartesi akşamı annemde yenilen Girit ve Ege mutfağından oluşan sofraya, ben naçizane Sebzeli Lazanyamla ufak bir İtalyan dokunuşu karıştırdım. Neyse ki bu lazanya, tamamen zeytinyağı, sarmısak ve taze sebzeleri ile oldukça Akdenizli olduğundan, sofrada çok da sırıtmadı. Hatta çok beğenilip, tamamen kendi yorumlamam olan bu yemeğin tarifi istendikçe, çok gururlandım.
Bu yüzden de sıcağı sıcağına sizlerle paylaşmak istedim.

İnci yarın İngiltere'ye dönüyor. Dokunmayın anneme!


SEBZELİ LAZANYA
8-10 kişilik

Malzemeler:
  • 1/2 kutu lazanya (Barilla)
  • taze kaşar
İç Malzemeleri:
  • 3 diş sarmısak
  • 3 adet pırasanın beyaz kısımları
  • 2 adet kırmızı dolmalık biber
  • 2 adet havuç
  • 1 küçük paket mantar
  • 1 adet kabak
  • 4-5 yaprak lahana (kalın damarları çıkartılmış)
  • brokoli
  • 5 yemek kaşığı zeytinyağı
Beşamel sos malzemeleri
  • 2 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 2 yemek kaşığı tam buğday unu
  • 3/4 lt süt
  • 1/2 paket labne
  • bir tutam toz muskat
  • tuz karabiber
Üstü için:
  • Taze kaşar
  • parmesan
  • tatlı toz kırmızı biber



Yapılışı:
  • Tüm sebzeleri temizleyip, ince ince doğrayın, kabak ve havucu kalın rendeleyin.
  • Sebzeleri yukarıdaki sırasıyla bir kaç dakika arayla zeytinyağına ekleyip soteleyin.
  • sebzelerin üzerini kapatıp 15-20 dakika kadar pişirin. (yumuşayıncaya kadar)
  • Beşamel sos için, önce unu biraz kavurup, zeytinyağını ekleyin. Hepsi toplanana kadar karıştırın. Çırpıcı ile karıştırarak süt ekleyin. Koyulaşıp kaynayıncaya kadar karıştırın.
  • Çok yoğun olmayan bir beşamel sos elde etmelisiniz. Koyu olursa süt ekleyin.
  • Kaynadıktan sonra altını kapatıp baharatları ekleyin ve en son labne peyniri ilave ederek, çırpıcı ile iyice karıştırın.
  • Fırın kabını zeytinyağı ile yağlayın.
  • Biraz beşamel sos döküp yayın.
  • Bir kat lazanya hamuru döşeyin (yukarıdaki markayı alırsanız, önceden haşlamanıza gerek yok)
  • Üzerine sebzelerin 1/3ünü yayın, biraz kaşar peyniri serpip beşamel sos dökün.
  • Üzerine ikinci kat lazanyayı döşeyerek aynı işlemleri sırasıyla üç kat tekrarlayın.
  • En üste bolca beşamel sos döküp, kaşar ve parmesan peyniri rendesi serperek, toz biberle süsleyin.
  • 175 Derece önceden ısıtılmış fırında 30 dakika civarında (üzeri kızarna kadar) pişirip, dilimleyerek ılık servis yapın.
Afiyet olsun.




Notlar ve Püf noktaları
  • Lazanyayı hazırladıktan sonra pişirmeden, bir iki saat buzdolabında bekletirseniz çok daha başarılı bir sonuç alırsınız. Hatta bir gün önceden hazırlayabilirsiniz. Akşam yemeği davetleri için ideal çözüm!
  • İkinci denememde en üste taze kekik koydum. Lezzet bu kadar mı güzel olur? Bunu yapmanızı şiddetle tavsiye ederim.
  • Sebze çeşitlerini damak zevkinize göre ayarlayabilirsiniz. Bence sevmedikleriniz, hatta çocukların yemediğini düşündüğünüz sebzeleri bile koyun. Nasıl iştahla yediklerini görünce gözlerinize inanamayacaksınız:)
  • Genelde beşamel sos katı yağ ve beyaz unla yapılıyor. Ben sadece zeytinyağı ve tam buğday unu ile hazırlıyorum ve daha lezzetli olduğunu düşünüyorum. Tabi ki daha sağlıklı.
  • Beşamel sos içine biraz labne ilave etmeyi yeni keşfettim. Sonuçtan fazlasıyla memnunum. Bunu da özellikle tavsiye ediyorum.
  • Barilla lazanyaları ayrıca haşlanmaya gerek olmadığı için oldukça pratik. Ama bunları kullanırken, beşamel sosun fazla katı olmayıp, hamurları yumuşatması gerekiyor. Lazanyanın bekledikçe güzelleşmesi de bu yüzden.

31 Mart 2008

Yeniden Brokoli Çorbası ve Mudanya




İki hafta önce süpriz bir gezi yaptık: Orhangazi, Gebze, Mudanya ve Trilye....
İlk ikisi değil ama son iki yerden fena halde etkilendim ben.
Girit mahallesi, eski evler, sakin sessiz sokaklar, deniz kokusu, yeşile bürünüp baharı karşılayan anaç toprak ve elbette delisi olduğum zeytin ağaçları.

Gezi boyunca zaman endişesi olmadan, anayolu takip etmeyip, zeytinliklerin arasından, ara yollardan gittik. Doğanın uyanışını, verimli toprakları, tarlalarda harıl harıl çalışan çiftçileri izledik. Doğayla birlikte bizim de içimiz yenilendi.




Uzun uzun anlatayım isterdim ama, bir anda yemek blogundan gezi bloguna dönebilirim endişesi ile çok detaya girmiyorum.



Mudanya'yla brokoli çorbasının alakası ne diye düşünebilirsiniz. Ama var.
Şöyle ki:

Geçtiğimiz tarlaların birinde brokoli hasadı yapıyorlardı. Elbette hemen durduk ve tazecik brokolilerden taşıyabildiğimiz kadar satın aldık.

Çoğunu buzluğa yerleştirdim bile. Ama bu kadar taze brokolileri bir an önce tüketmek için, ilk olarak sevgili Münevver'in temel tarifinden yola çıkarak hazırladığım ve sonrasında sıklıkla yaptığım bu harika çorbayı yaptım.

Sevgili Münevver'in Pırasa çorbası, brokoli çorbasına şöyle dönüştü:


Mazlemeler:
4-6 kişilik

  • 1 adet brokoli
  • 1 adet kuru soğan
  • 1 diş sarımsak
  • 1 adet patates
  • 1 çorba kaşığı (silme) un
  • 1 tatlı kaşığı mısır unu
  • 1/2 lt süt
  • 1/2 lt su
  • 1 yumurta sarısı
  • 2 çorba kaşığı zeytinyağ
  • 1 tutam muskat, tuz, karabiber


Yapılışı
  1. Önce diş sarımsakları zeytinyağında çevirin.
  2. Soğanları küp küp doğrayın zeytinyağına ekleyip soteleyin.
  3. Küçük doğranmış patatesleri ve brokolileri ilave edip bir süre daha çevirin.
  4. Unları ekleyerek 2-3 dakika sürekli karıştırın.
  5. Suyu (ya da et suyunu) ekleyip pişmeye bırakın. (suyu azar azar koyarsanız, kıvamına ve damak tadınıza göre ekleme yapabilirsiniz.)
  6. Sebzeler piştikten sonra blenderle ezin, yumurta sarısıyla çırptığınız sütü ekleyip biraz daha kaynatın.
  7. Muskat, tuz ve karabiberle tatlandırın.
  8. Kremayla ve parmesan rendesiyle servis yapabilirsiniz.

Afiyet olsun